ABD Çin'e hazırlanırken Ortadoğu'da düzen istiyor; İsrail ise düzensizlikten besleniyor. Türkiye bölgede düzenkurucu olarak yerleştikçe İsrail'in kabadayılık alanı daralıyor. Daraldıkça Türkiye'yi kışkırtıyor.
Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar endeksinden çıkarılıp sınır piyasaları kategorisine düşürülmesi konuşuluyor. Sebebi tek. Borsa İstanbul'da açıklanan fiili dolaşım oranları dışarıdan doğrulanamıyor. SPK arka arkaya kural yazıyor, ama eksik olan kural değil.
Çerçeve yasa, örgütün elindeki her şeyi teslim ettiği tespitini örgütün kendi beyanına dayandırıyor. Oysa beyan, hiçbir denetimde kanıt sayılmaz. Ölçümlenemeyen, doğrulanamayan ve yanlışlanamayan bir yöntem barış üretmez; kısa vadeli siyasi saiklerle dayatılan kurgunun faturası geleceğe kalır.
Silahlı bir terör örgütüne cezasızlık tanıyan kanun onu dağıtmaz, meşrulaştırır ve başkalarını aynı yolda ilerlemeye teşvik eder. 1903'te Makedonya'da genel af ilan ettik, terörist sayısı arttı, 1912'de Rumeli'yi yitirdik. Şimdi ise adı af olmayan benzer bir metin TBMM'de.
Türkiye'nin 400 yıllık mali tarihi, hazineye giren paranın neden Avrupa'nın gerisinde kaldığını gösteriyor: Mali kapasite geç de olsa kurulabildi, ancak devleti içten çürüten, ahbap-çavuş ilişkilerinde yitirilen vergiydi. Türkiye'nin sınavı bugün de aynıdır.
2026'nın ikinci yarısına Türkiye görece iyi bir fotoğrafla giriyor. Ama bu iyileşmenin tamamı dışarıdan ve mevsimden; hiçbiri kendi kararımızın eseri değil. Enflasyon aynı yerde, maliye yardımı kesti, büyümeyi yavaşlatmak neredeyse hiçbir işe yaramıyor.
Terör örgütlerinin kalbi ideoloji değil, nakit akışıdır; ideoloji bayrak, eylemleri finanse eden kasadır. Finansman kurutulmadan nihai zafer yoktur. Türkiye'nin üstüne düşen görev, uyuşturucu üretim ve ticaretini boğarak terör örgütü finansmanını kurutmaktır.
NATO, Çin'in NTE tekeline karşı kritik maden alım kulübü kurdu; Türkiye kurucu üyelerden oldu. Dünyanın önde gelen NTE yatağı Beylikova için fırsat kapısı açıldı. Bu kapıdan geçebilmek, rezervimizi uluslararası standartta belgelemekten, mühendis yetiştirmekten ve yatırımı finanse etmekten geçiyor.
Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir: Büyüme sermayesi ve profesyonelleşme. Oysa özel sermaye yatırımı milli gelirin yalnızca %0,03'ü; Avrupa'da %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.
Balogun'un cezasını Trump'ın telefonu kaldırttı, ABD yine de elendi. Türk futbolu da 24 yıl sonra girdiği Dünya Kupası'nda benzer akıbeti yaşadı: Liyakatsizlik, ahbap-çavuşçuluk ve siyasi saikler. Peki Türk basketbolu ve voleybolu neden farklı? Liyakatin zaferi mümkün, üstelik kanıtlanmış.
Orta Asya'ya açılım, NATO için bir lüks değil zorunluluktur; bu yolda Türkiye'nin çıkarı ittifakın çıkarları ile örtüşmektedir. Türk dünyasının entegrasyonu için tarihi bir fırsat doğmuştur. Bu açılıma önderlik edebilecek tek NATO üyesi ülke Türkiye'dir.