Bir vatan her zaman ordularla kaybedilmez. Önce idari sınırlar değiştirilir; sonra mülkiyet, eğitim dili ve siyasi temsil. En sonunda yeni nesillere Türklerin orada hiç yaşamadığı anlatılır. Güney Türkistan bugün haritalarda yoktur; ancak şehirleri ve halkı hala yerindedir.
Devleti sevmek ile devlete tapınmak aynı şey değildir. Kutsallaştırılan devlet denetlenemez; denetlenemeyen devlet yozlaşır, kendisini ve milletini tüketir. Liyakat ahlaki bir temenni değil, milli güvenlik meselesidir. Güçlü devlet, sessizce işleyen devlettir.
Ankara Zirvesi Türkiye için stratejik bir pazarlık zeminidir. NATO, duygusal bağlarla bağlanılacak ideal bir düzen değil; milli çıkarlar doğrultusunda yönetilmesi gereken bir kurumsal mecburiyettir. Konu ittifaka inanmak ya da reddetmek değil, onu içeriden dengeleyebilme becerisidir.
Devleti hamasetle değil kapasiteyle, aidiyeti dogmayla değil akıl ve liyakatle ölçen Cumhuriyet damarının bugünkü adıdır: seküler milliyetçilik. Bir tepki değil, sistemleşmiş bir perspektif; Türkiye'nin sıkışmış kentli orta sınıfının yeni siyasal dili.