Petrol, Savaş ve Hesap Kitap – I: Süregiden Sessizlik

Petrol, Savaş ve Hesap Kitap – I: Süregiden Sessizlik

Brent petrol 106 dolara tırmandı; Cuma kapanışının 3 dolar üzerinde, savaş öncesinin %45 yukarısında. Hürmüz Boğazı fiilen kapalı. Dünya petrol ticaretinin beşte biri (günde 20 milyon varil) askıda. IEA’nın mart raporuna göre Körfez ülkeleri üretimi en az 10 milyon varil/gün kıstı; bu, küresel petrol piyasası tarihinin en büyük arz kesintisi.

Ancak halen 1973 Arap ambargosunun %260, 1979 İran Devrimi’nin ise %160 oranında zamları ile, 2022 Rusya-Ukrayna savaşının 128 dolarlık zirvesi ile kıyaslandığında piyasa şaşırtıcı biçimde sakin.

Neden?

Daha önceki yazımızda bu soruyu ele almıştık. Burada tekrarına girmeden, son bir haftada tabloya eklenen yeni unsurlara odaklanacağız.

Artamayan Fiyatlar ve Nedenleri

Birincisi; Vaşington, Rusya’ya uygulanan petrol yaptırımlarında bir aylık muafiyet ilan etti. Şimdilik yalnızca denizdeki tankerlere geçerli; ancak arz tarafında ek bir nefes açtı. İkincisi, ABD Enerji Bakanlığı Stratejik Petrol Rezervi’nden (“SPR”) takas usulüyle piyasaya arz başlattı; SPR’de şu an 415 milyon varil stok var. Üçüncüsü, Suudi Arabistan Doğu-Batı boru hattını (Abkayk-Yanbu) devreye sokarak Kızıldeniz üzerinden bypass başlattı; ancak IEA verilerine göre Suudi ve BAE bypass hatlarının toplam boş kapasitesi günde 3,5-5,5 milyon varil. Yani Hürmüz akışının ancak dörtte biri. Dördüncüsü, ve belki de en ilginci, İran’ın Hindistan ve Çin ile güvenli geçiş anlaşmaları yaptığına ilişkin raporlar ortaya çıktı. CNN’in bugünkü haberine göre İran, Harg Adası’ndan hala kendi tankerlerini yüklüyor; uydu görüntüleri adadaki 55 depolama tankının sağlam olduğunu gösteriyor. Hatta İran, geçiş ücretini Çin Yuanı cinsinden tahsil etmeyi tartışıyor. Bu, doların petrol ticaretindeki hegemonyasına küçük ama sembolik bir çatlak.

Zorlayıcı Diplomasi ve Sınırları: Harg Adası

Trump, ABD kuvvetlerinin İran’ın Harg Adası’ndaki askeri hedefleri vurduğunu açıkladı. Harg, İran petrol ihracatının günde yaklaşık 1,5 milyon varil ile ana çıkış noktası. Ancak saldırı kasıtlı olarak petrol altyapısını es geçti. TankerTrackers’ın uydu verilerine göre adadaki 55 depolama tankı sağlam; iki İran tankeri daha geçen Cumartesi günü 2,7 milyon varil yüklüyordu. Trump’ın Financial Times’a söylediği cümle, stratejik belirsizliğin ders kitabından çıkmış gibi: “Boruları 5 dakikada vururuz ve yapabilecekleri hiçbir şey yok.”

Vurabilecek kapasiten olduğunu göster, ama vurma. Tehdidi havada tut. Klasik bir zorlayıcı diplomasi manevrası. ABD’nin BM’ye Daimi Temsilcisi Mike Waltz’ın CNN’e söylediği “hiçbir seçeneği masadan kaldırmayız” ifadesi de bu çizginin devamı. Ancak ABD’nin bu altyapıyı vurmamasının önemli bir nedeni var: ABD Harg’ın altyapısını gerçekten vurursa İran’ın ihracatını sıfırlar; ancak küresel arzdan 1,5 milyon varili daha çekmiş olur ve kendi benzin fiyatlarını patlatır. Amerikan seçmeninin pompada ödeyeceği fiyat, Beyaz Saray’ın savaş stratejisine doğrudan sınır çiziyor.

Vaşington bu sınırın farkında. Soğuk Savaş döneminden kalma bir yasayı devreye sokarak Güney California açıklarında petrol üretimini artırma kararı aldı. SPR’den takas usulüyle arz sağlıyor. Rusya yaptırımlarını gevşetti. Hürmüz’den geçecek tankerlere siyasi risk sigortası ve donanma eskortu teklif etti. ABD diplomatik, askeri, yasal ve mali her tür tuşa aynı anda basıyor.

Bununla birlikte IEA, 32 üye ülkenin toplam 400 milyon varillik acil stok salımını onayladığını açıkladı. Tarihte en büyük koordineli salım. Ancak bu, küresel tüketimin yalnızca dört gününe denk; Hürmüz’den geçen normal akışının ise yaklaşık yalnızca 20 gününe.

Anımsamak gerekirse; Brent, savaşın başladığı 28 Şubat’ta 71 dolardı. 9 Mart’ta 104 dolara fırladı. 11 Mart’ta ilk kez 100 doların üzerinde kapandı. Hafta içinde 120 dolara kadar tırmandı. EIA’nın Mart tahmini, önümüzdeki iki ay boyunca Brent’in 95 doların üzerinde kalacağı yönünde. Piyasaların ise henüz bu senaryoyu tam içselleştirmediğini gözlemliyoruz.

Bir de yatırımcı davranışı var. Perakende yatırımcılar, petrolü adeta bir “meme” hissesi gibi alıp satmaya başladı. Geçen hafta WTI’da %28’lik haftalık artış, 1983’ten bu yana en sert haftalık sıçramaydı; ardından bu hafta %10 daha eklendi. Pazar akşamı Brent işleme açıldığında 106 dolara fırladı, sabaha 103 dolara geriledi. Bu oynaklık, spekülatif bir kısa vadeciliğe işaret ediyor olabilir. Bir nevi, yatırımcılar savaşın kısa süreceğine bahis oynuyor.

Sırada Ne Var?

İran, tarihinde ilk kez Hürmüz’ü kapatmayı meşrulaştıracak bir gerekçeye sahip: Üzerine bombalar yağıyor. Daha önce bu silahı kullanabileceği hiçbir senaryo bu denli güçlü bir meşruiyet taşımıyordu. ABD, İran’a saldırarak ona en güçlü ekonomik silahını kullanma hakkını hediye etti. İran Dışişleri Bakanı Aragçi’nin sözleri bunu özetliyor: “Boğaz açık; yalnızca bize saldıranların gemilerine kapalı.”

İrrasyonel görünmekle birlikte, piyasa tüm bunları henüz tam fiyatlamıyor. Irak zaten dünyanın en büyük petrol sahalarından Rumaila’yı kapattı; güney Irak üretimi savaş öncesinin %70’i düştü. İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney boğazın kapalı kalacağını ilan etti. İran Devrim Muhafızları’nın sözcüsü İbrahim Zülfikari ise “200 doları görmeye hazırlanın” diyor. Bugünkü görece sakinlik, fırtına öncesi sessizlik olabilir. Dahası, bu sessizliğin arkasındaki hesapların kendisi ayrı bir kriz barındırıyor. Bunu bir sonraki yazımızda ele alacağız.